|
|
Borsa, yükseliş trendine girdi mi?
2 Kasım 2008
PAZAR
Geçen hafta İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Ulusal 100
endeksinin 1994-2001 yıllarında yaşanan krize yakın bir reel
kayıp yaşadığını, henüz dip seviyeyi görmese de alım için veya
yükselişe katılacak hisse seçimi için oldukça uygun bir zaman
olduğunu yazmıştım.
Doların zirve yaptığı, hisselerin taban seviyelerde olduğu bir
haftanın ardından Alman Borsası'nda olağanüstü gelişmeler
yaşandı. Endeks üzerinde en etkili hisselerden biri olan
Volkswagen hisselerindeki anormal yükseliş sonrası DAX endeksi
yüzde 10'un üzerinde artış kaydetti. Ardından Japonya'da Nikkei
endeksi de faiz indirim beklentileri sebebiyle banka hisseleri
öncülüğünde art arda iki kez yüzde 10'a yakın yükseldi. Amerikan
borsaları ise FED'in faiz indireceği beklentisiyle 9.300 puanı
aştı. Tüm bu gelişmeler sırasında Cumhuriyet Bayramı sebebiyle
kapalı kalan İMKB, perşembe ve cuma günü banka ve holding
hisselerinde yüzde 50'lere varan yükselişlerin ardından haftayı
yüzde 15,12'lik artışla 27 bin 832 puandan kapattı. Dünya
borsalarında ve piyasalarımızdaki bu yükselişleri şimdilik
sadece kısa vadeli bir yukarı dönüş sinyali olarak kabul
edebiliriz ancak kesin ve uzun soluklu bir yukarı trend için
ikili dip oluşumları takip edilmelidir.
Değeri artan hisselere baktığımızda hisse seçiminin ne kadar
önemli olduğunu bir kez daha anladık. Derinliği ve kâr
beklentisi olan hisseler bu defa da diğerlerine oranla daha
parlak bir performans gösterdi. 15 Kasım'a kadar konsolide
olmayan 9 aylık bilançolar tamamlanacak. Zaten bu yükselişte de
kâr beklentisi yüksek olan hisseler tercih ediliyor. Önümüzdeki
hafta Tüpraş ve Petrol Ofisi gibi şirketler kâr rakamlarını
açıklayacaklar. Bilançolar eylül sonunda bağlandı. Bu nedenle
şirketler gerek döviz fiyatlarındaki gerekse faiz oranındaki
artışlardan çok fazla etkilenmeyecekler. Gelen yüksek kâr
rakamları kimseyi şaşırtmamalı, oluşabilecek tepki yükselişleri
normal karşılanmalıdır. Endeks yükselişine devam etmesi halinde
28 bin 200 puandaki direnç noktasını kırmaya çalışacaktır. Bu
noktayı aşabilirse hafta içinde yeniden 30 bin puanı test etmesi
beklenebilir. Banka, holding, otomotiv hisselerindeki
hareketlilik bilançolar açıklanıncaya kadar sürebilir.
Önümüzdeki hafta bazı önemli şirketlerin 9 aylık bilançoları
gelmeye başlayacak. Bilanço dönemlerinde borsalar hareketlenir.
Bilanço beklentisi sona erdikten sonra ise hareketlilik sona
erer. Hisse fiyatları geçen haftaki yükselişlere rağmen halen
düşük sayılabilir.
SPK, küçük yatırımcının soyulmasına 'dur' demeli
Açıklanacak kâr rakamlarına rağmen stagflasyon (durgunluk,
işsizlik ve enflasyon artışının birlikte görülmesi) korkuları
şirketlerin hatalı kararlar almasına yol açabilir.
Yatırımcıların en korktuğu konulardan biri yatırım yaptığı
şirketin zarar etmesidir. Yatırımcı para yatırdığı şirketinden
yüksek kâr payı almak ve fiyatının Borsa'da yükselmesinden
faydalanmak ister. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda
yıllardır belli başlı bazı şirketlerin dışında yüksek temettü
veren hisse sayısı oldukça az. Kârlı şirketlerin dışında kârını
olduğundan düşük gösterme çabası içinde olan şirketlerin
bağımsız denetim şirketlerini baskı altında tuttukları bir
ortamda Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) yatırımcıyı düşünerek
daha titiz bir çalışma yapması beklenir. Şirketlerin gelir
tabloları incelendiğinde yüksek genel yönetim giderleri ile
şişirilen masraflar yatırımcıların alması gerektiği temettü
miktarını (kâr payı) aşındırıyor. Ayrıca daha önce de dikkat
çektiğimiz gibi şirketler birbiri ardına bedelli sermaye
artışlarına giderek sermaye ihtiyacını yatırımcılardan sağlamak
istiyorlar. Bu şirketlere şunu sormak lazım; "Ne verdin ki ne
istiyorsun?" Bazı şirketler var ki, halka açıldığından beri
bedelli sermaye artışı yapıp duruyor. Yatırımcı hisse yükselse
sesini çıkarmayacak ama hisseler bu kadar bedelli sermaye
artışına rağmen öyle kötü eller tarafından yönetiliyor ki
toplanan nakitler bir işe yaramadığı gibi yatırımcı verdiği
paraya pişman ediliyor adeta. SPK halka arz kriterlerini bir kez
daha gözden geçirmelidir. Kriz edebiyatının ardına saklanarak
şirket yöneticilerinin tek taraflı hegemonyalarına artık dur
deme zamanıdır. SPK ve İMKB, sermaye piyasasında kötü gidişatı
durdurmak için elbirliği ile köklü reformlara imza atmalı.
Altın, doların baskısı altında
Haftaya 735 dolardan başlayan altının ons fiyatı, ABD Merkez
Bankası'nın (FED) faiz indirimi beklentisiyle 777 dolara kadar
yükseldiyse de doların yeniden yükselişe geçmesiyle haftayı 11
dolarlık düşüşle 725 dolardan tamamladı. FED'in yarım puanlık
indirimine rağmen dolar çok hızlı bir şekilde toparlanınca altın
fiyatları düştü. 2007 yılı Ağustos ayında Euro/dolar paritesi
1,34 seviyesindeyken ons 652 dolardı, bugün parite 1,27 ons ise
725 dolar. Önümüzdeki hafta Avrupa ve İngiltere merkez
bankalarının muhtemel faiz indirimleri öncesi dolar yükselişini
sürdürürse ons 700 doların altına da gerileyebilir. Şu an Avrupa
Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz oranı yüzde 3,75. Tahminler
emtia fiyatlarındaki düşüşlere güvenerek faiz indirimine
gidileceği yönünde.
Paritenin seyrini 'Avrupa' belirler
Önceki hafta 1,24'e kadar gerileyerek şok etkisi yapan
Euro/dolar paritesi geçen hafta ABD'deki faiz indiriminin
ardından 1,33 dolara kadar tırmandıysa da bunun etkisi kısa
sürdü ve dolar yeniden tırmanışa geçti. Parite kısa sürede 1,26
seviyelerine geriledi. Dolar, Japon Yeni karşısında da
yükselirken gelişmekte olan ülke paraları karşısında bir miktar
toparlandı. Haftanın son günü YTL karşısında bir ara 1,58
seviyelerine kadar yükselen dolar, kapanışta 1,54 YTL'den
satıldı. Perşembe günkü Avrupa Merkez Bankası faiz kararı
öncesinde dolar, güçlü seyrini sürdürebilir ve parite 1,25'e
doğru geri çekilebilir. Paritenin daha aşağılara doğru gitmesini
ABD ekonomisinin küçülmeye başlaması ve Avrupa'da faiz oranının
yüksek oluşu engelliyor.
GEÇEN HAFTANIN EN LERİ
Değer kazananlar (%)
01 - AFM Film 54,44
02 - Doğan Gztc. 48,42
03 - Kerevitaş 43,12
04 - L. Aslan Çim.. 41,38
05 - Ford Otosan 38,73
06 - Aviva Sigorta 37,57
07 - Yapı Kredi B. 33,33
08 - Şişe 33,33
09 - Garanti Bankası 31,94
10 - Vakıfbank 31,86
Değer kaybedenler (%)
01 - BİM Mağazalar -18,42
02 - Yapı Kredi S. -10,98
03 - Akçansa -9,29
04 - Tacirler Y. O. -8,89
05 - Güneş Sigorta -8,76
06 - Selçuk Gıda -7,41
07 - Coca Cola İçecek -6,88
08 - Alarko GMYO -5,50
09 - Vakıf Fin. K. -4,05
10 - Altınyıldız -2,75
Selim Işıklar/ZAMAN |
|