BorsaStrateji.com

 

 

Borsa dibe vurdu mu?
 
26 Ekim 2008
PAZAR


Finans piyasaları bugüne kadar yaşadığı farklı tüm krizleri bir arada görüyor. Geçen hafta Japon Yeni'nin tüm para birimleri karşısında değer kazanmasının ardından 1997 Uzakdoğu krizine benzer bir dalga tüm borsaları vurdu.
Yen yükselen dolar karşısında dahi bir ayda yüzde 11,5 değer kazanırken, YTL karşısında yüzde 33,60 yükseldi. Yenin tırmanışı Carry Trade'den (Yen borçlanarak gelişen ülke borsalarına yapılan yatırım) kaçışı hızlandırdı. Borsalar art arda gelen olumsuz haberlerle yıl yıl geriye gitmeye başladı. Bu hafta 2004 yılı fiyatlarına gerileyen borsalarda yabancı satışları hakim. Son 30 yılda yaşadığı tüm finansal krizlerin bileşkesi olan yeni dalgaya karşı alınan tüm önlemlerin karşılığında farklı bir kara delik oluşturuluyor sanki. Geçen haftanın en olumsuz etkilenen borsaları sırasıyla Arjantin (-% 26,79), Rusya (-17,58) ve Brezilya (-13,51) olurken haftanın son günü Japonya ve Hong Kong borsaları yüzde 10'a yakın değer yitirdi. ABD ve Avrupa borsalarındaki kayıplar da bu seviyelerde oldu.

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda hisse senetleri bu hafta yüzde 6,55 değer kaybederken dolardaki artışın yüzde 12'yi aşması ile hisse senetlerindeki reel kayıp yüzde 17,2'yi buldu. Hisse senetlerinin yılbaşından bu yana dolar bazındaki kaybı yüzde 70'e ulaştı. 2001 krizinde hisse senetlerinde dolar bazındaki reel kayıp yüzde 87'yi bulmuştu. 1994 krizindeki reel kayıp ise yüzde 78 düzeyindeydi. Her ne kadar kendimize özgü bir kriz olmasa da dünya ölçeğinde likidite ve finansal piyasalardaki güvenin kaybı açısından benzerlikler bulunan bu krizin toplam kaybı neredeyse bu iki önemli krizimize yaklaştı.

Buna rağmen İMKB endeksi henüz dip seviyelerde değil. Mali dengesini iyi kurmuş ve pazar payını artıran şirketler için kriz tam bir alım fırsatı. Eğer kendinizi tutmakta olduğunuz hissede iyi hissetmiyorsanız kesinlikle muhtemel yükselişlere katılabilecek bir hisseyle değiştirmek zamanıdır. Zira düşüşler toplu şekilde, yükselişler ise belirli sayıda hisseyle birlikte gerçekleşir. 2001 krizindeki kayıpları yaşarsak endeksin 1 doların (17.000) altına gelme ihtimali var.

Şu an 1,43 dolardayız. Ama her büyük finansal dalganın farklı sonuçları ve değer kayıplarının olabileceğini de göz önünde bulundurarak inisiyatif almakta fayda var. Üç hafta önceki analizimde daha dolar 1,3 YTL seviyesindeyken 1,71 seviyelerine doğru tırmanabileceğini belirtmiştim. Zira dolar uluslararası piyasalarda Japon Yeni hariç değer kazanıyordu. Benim tahminim daha 1,60 seviyelerindeyken doların güçlenmeye devam edeceği ve Euro karşısında yükselerek 1,25 seviyelerindeki kritik noktasına ulaşacağı yönündeydi.

(5 Ekim 2008 tarihli yazı) Beklenti doğrultusunda ve piyasalardaki agresif hareketlerin işaret ettiği yöne doğru gelmiş bulunmaktayız. Bu noktadan sonrasını tahmin etmek biraz daha zor ama doların veya yenin güçlenmeye devam etmesi halinde borsalardaki düşüşler azalarak da olsa devam edebilir ve işte o zaman borsalar dip noktaları, pariteler de denge noktasını bulacaktır. Lokomotif borsa olan ABD Dow Jones endeksinin 7 bin 200 puanın üzerinde tutunması çok önemli. Yani dolar ve yen daha da güçlenebilir, borsalar daha da gerileyebilir. Bunlar bir ihtimal de olsa hâlâ güçlü.

Önümüzdeki hafta çarşamba günü yapılacak ABD Merkez Bankası FED toplantısı yine kritik sonuçları da beraberinde getirebilir. Bizim piyasalarımıza döndüğümüzde ise henüz olağanüstü bir gelişme yaşanmadı. Tahvil oranları kritik seviyelerin üzerinde hareket etmesine rağmen panik havası yok, borsada yabancı yatırımcılar halen fiyata bakmadan satış yapıyor ama bu kez satıcıların karşısında güçlü alıcılar da var. 1994-2001 yıllarında bu satışları karşılayan yok gibiydi. Bugün yaşanan dev finansal dalgalanmalara yol açan 2002-2008 yılları arasındaki aşırı likidite ve kredi bolluğunun bir faturası olarak karşımıza çıkan tersine dalgalanma bittiğinde fiyatlar bu düzeyde kalmayacaktır.


Borsa yüzde 56 gerilerken 8 hisse yatırımcıya kazandırdı

Borsa, yılbaşından bu yana yüzde 56 değer kaybetti. Bazı hisselerdeki kayıp yüzde 85'i buldu. En çok değer kaybeden hisseler Global Yatırım Holding ve Pera GYO (yüzde 85) olurken, İMKB 30 endeksinde en çok değer kaybeden hisselerin başında yüzde 82 ile Doğan Yayın Holding geldi.

Sekiz şirket ise yatırımcısını üzmedi. Okan Tekstil yüzde 225, Gübre Fabrikaları yüzde 140 ve Fenerbahçe yüzde 42 ile yatırımcısının yüzünü güldürdü. Yine Trabzonspor, Galatasaray ve BİM hisseleri de sert düşüşten etkilenmedi. Döviz ve altın ise kazandırdı. Dolar yüzde 43, Euro yüzde 23 ve altın yüzde 25 yükseldi. İMKB 30 hisseleri kriz esnasında yabancı yatırımcının en çok elinden çıkardığı hisseler oldu.



Bunun sebebi derinlikli olmalarıydı. Fiyata bakmadan sattılar. Ama aynı yabancılar halen hisselerin yüzde 67'sini elinde tutuyor. Fon yöneticileri, uzun vadede (en az 1,5-2 yıl) hisselerin çok cazip seviyelere geldiğini düşünüyor. Ayrıca şirket sahiplerinin fiyatları cazip bularak hisselerinden almaya başladıkları biliniyor.

Alım yaparken İMKB 30 ve İMKB 100 hisseleri arasında seçici olunmalı. Finansal borç yapısı sağlıklı, nakit pozisyonu güçlü, pazar payını artıran ve kurlardaki artışın olumlu etkileyeceği hisseler tercih edilmeli. Turkcell, Arçelik, Eczacıbaşı İlaç, Alarko Holding, Park Elektrik, Aksa ve Ford Otosan kurdaki artışın olumlu etkileyeceği şirketler olarak göze çarpıyor. Demir-çelik, enerji, petrol, ulaştırma ve otomotiv sektörlerinde riskin arttığı bir döneme girmiş bulunuyoruz.

BORSADA 2008 YILININ EN LERİ

Değer kaybedenler (%)
01 - Global Yat. Hold. -85,9
02 - Pera GYO -85,9
03 - Viking Kağıt -85,7
04 - Esem Spor -85,3
05 - Koza Davetiye -84,3
06 - Silverline -84,2
07 - Ege Seramik -83,2
08 - Reysaş Lojistik -82,7
09 - Birlik Mensucat -82,6
10 - Boyner -82,5

Değer kazananlar (%)
01 - Okan Tekstil 225
02 - Gübre Fabrikaları 140
03 - Fenerbahçe 42,4
04 - Trabzonspor 36,83
05 - Galatasaray 33,03
06 - Tire Kutsan 13,33
07 - BİM 10,18
08 - Döktaş 8,79
09 - - -
10 - - -

Selim Işıklar/ZAMAN